Nasıl bir cinsel yaşam?

Cinsel yaşam model, norm ve ortalama gibi kavramları içeriyor. Bazılarına göre, normlara uymak acı çekmekle eşdeğer.
Öncelikle normal bir cinsel yaşam iki tarafa da gereken tatmini sağlamalı; yani, cinsellik haz alarak yaşanmalı, asla acı vermemeli. Acıdan kastımız bazı birleşmelerde yaşanan acı değil, hiçbir zevk içermeyen acıdan bahsediyoruz.
Her iki tarafın da yeterli doyuma ulaşması için, birbirlerini ortak olarak görmeleri, yani karşılarındaki kişinin objesi değil aynı haklara sahip iki birey olduklarını kavramaları gerekir. Başarılı ilişkilerdeki karşılıklı anlayışın ilk koşulu budur.
Kimse obje değil
Ayrıca, normal bir cinsel yaşam genellikle birleşmenin yaşandığı bir yaşam. Yani, yatak odasında yaşanan ilişki cinsel birleşmeyle noktalanmalı, ancak karşılıklı tatmin için yeterince çeşitlilik gösteren cinsel oyunlara da yer verilmeli. Cinsel olgunluk, genital bölgeye girişin olması ya da cinsel organlar arasındaki temastan zevk alınması yoluyla ayırt edilir.
Özel bir boyutta yaşanan birbirini tamamlama hissi de cinsel yönden tatmin alınmasında esastır.
Yine de cinsel yaşamda farklılığın ya da ‘anormalliğin’ göstergesi çekilen acıdır. Cinsel hazzın eksikliği de sağlıklı bir cinsel ilişkide doyuma ulaşılmasının önünde büyük bir engel oluşturur.
Birbirini tamamlar
Arzunun uyandırılması ve harekete geçirilmesi psikolojik, bedensel ya da duygusal bazı nedenlerden ötürü engellenebilir.
Psikolojik engeller genellikle eğitim, dini ya da ahlaki yasaklar, zaman zaman da bilinçaltındaki bazı tabulardır. Örneğin aradaki yaş farkı erkeği, partnerine duyduğu bütün arzuya rağmen durdurabilir.
Bedensel engeller çoğu zaman vücutta artan hazzın dışa vurulmasına izin vermeyen kişinin bedensel uyumsuzluğundan ileri gelmektedir.
Duygusal engeller ise genellikle suçluluk hissi (başka bir ilişkiden ya da özel fantezilerden alınan zevkten duyulan suçluluk), cinsellikte yaşanan hayal kırıklıkları ya da ardı ardına gelen başarısızlıklar, partnerler arasındaki çatışmalar ya da korkuyla (içine girilmesinden, zevk almaktan ya da denetimi kaybetmekten ötürü korku) bağlantılıdır.

Cinsel yaşam model, norm ve ortalama gibi kavramları içeriyor. Bazılarına göre, normlara uymak acı çekmekle eşdeğer.Öncelikle normal bir cinsel yaşam iki tarafa da gereken tatmini sağlamalı; yani, cinsellik haz alarak yaşanmalı, asla acı vermemeli. Acıdan kastımız bazı birleşmelerde yaşanan acı değil, hiçbir zevk içermeyen acıdan bahsediyoruz.Her iki tarafın da yeterli doyuma ulaşması için, birbirlerini ortak olarak görmeleri, yani karşılarındaki kişinin objesi değil aynı haklara sahip iki birey olduklarını kavramaları gerekir. Başarılı ilişkilerdeki karşılıklı anlayışın ilk koşulu budur.Kimse obje değilAyrıca, normal bir cinsel yaşam genellikle birleşmenin yaşandığı bir yaşam. Yani, yatak odasında yaşanan ilişki cinsel birleşmeyle noktalanmalı, ancak karşılıklı tatmin için yeterince çeşitlilik gösteren cinsel oyunlara da yer verilmeli. Cinsel olgunluk, genital bölgeye girişin olması ya da cinsel organlar arasındaki temastan zevk alınması yoluyla ayırt edilir.Özel bir boyutta yaşanan birbirini tamamlama hissi de cinsel yönden tatmin alınmasında esastır.
Yine de cinsel yaşamda farklılığın ya da ‘anormalliğin’ göstergesi çekilen acıdır. Cinsel hazzın eksikliği de sağlıklı bir cinsel ilişkide doyuma ulaşılmasının önünde büyük bir engel oluşturur.Birbirini tamamlarArzunun uyandırılması ve harekete geçirilmesi psikolojik, bedensel ya da duygusal bazı nedenlerden ötürü engellenebilir.Psikolojik engeller genellikle eğitim, dini ya da ahlaki yasaklar, zaman zaman da bilinçaltındaki bazı tabulardır. Örneğin aradaki yaş farkı erkeği, partnerine duyduğu bütün arzuya rağmen durdurabilir.Bedensel engeller çoğu zaman vücutta artan hazzın dışa vurulmasına izin vermeyen kişinin bedensel uyumsuzluğundan ileri gelmektedir.Duygusal engeller ise genellikle suçluluk hissi (başka bir ilişkiden ya da özel fantezilerden alınan zevkten duyulan suçluluk), cinsellikte yaşanan hayal kırıklıkları ya da ardı ardına gelen başarısızlıklar, partnerler arasındaki çatışmalar ya da korkuyla (içine girilmesinden, zevk almaktan ya da denetimi kaybetmekten ötürü korku) bağlantılıdır.

Yazıyı faydalı bulduysanız lütfen paylaşın
Twitter Facebook Google+

Bir cevap yazın