Hamilelik ve obezite sonucu oluşan çatlakların giderilmesi

Zayıflamak çok güzel ama ince bir vücut her zaman güzel bir vücut anlamına gelmiyor. Hamilelikte olduğu gibi ani kilo alıp verme dönemlerinden sonra oluşan çatlak ve sarkmalar zayıflamanın bedeli olarak karşımıza çıkıyor. Neyse ki çeşitli önlemlerle korunmak ya da oluştuktan sonra da bazı yöntemlerle bunlardan kurtulmak mümkün.
Ani kilo kaybı ya da hamilelikten sonra karşılaşılan sorunların arasında vücutta oluşan çatlak ve sarkmalar başta geliyor.
Çatlaklardan ve sarkmalardan korunmak için ilk yapılması gereken kesinlikle çok kısa zamanda çok fazla miktarda kilo vermemek, önleyici ürünler kullanmak. Peki ya oluştuktan sonra?
Neredeyse her 3 kadından birinde görülen cilt çatlakları, sık sık kilo alıp verme dönemleri ve hamilelik sırasında ortaya çıkıyor. Cilt Hastalıkları Uzmanı Dr. Melisa Eczacıbaşı ve Dr. Zeynep Bozbura´ya, estetik açıdan çok can sıkıcı olan çatlaklarla baş etmek için neler yapılabileceğini sorduk. Doktorlar, her kadının hayalinin pürüzsüz bir cilt, estetik bir vücut olduğunu, ancak çeşitli etkenlerle cildin sağlığını kaybedebildiğini ve cilt dokusunun zayıf düşebildiğini belirtiyor.
Cilt dokusu zayıf düştüğünde ise ortaya çıkan başlıca sorunlardan biri de cilt çatlakları. Çatlaklar, cildin aşırı gerilmesi sonucu derideki elastik dokunun kırılması ile oluşuyor. Başlangıçta kırmızı ile mor arası bir renkte olan büyüklü, küçüklü bu çizikler zamanla sedefli beyaz bir renge dönüşüyor. En çok, karın, kalça, baldırlar ve göğüslerde görülen çatlakların oluşumuna önemli kilo değişimleri, hamilelik gibi durumlar neden oluyor.
Peki, bu çatlaklar neden her hamile kadında ya da her kilo alıp-vermiş kadında görülmüyor? İşte bu konuda pek eşit değiliz. Cilt yapımız çatlakların oluşma olasılığında çok etkili; kimi ciltler diğerlerine göre daha dayanıksız olabiliyor. Örneğin, çok açık renkli ciltler çatlak oluşumuna daha yatkın.
Çatlakların oluşum nedeni şöyle açıklanıyor: Cilt, üst üste sıralanmış 3 katmandan oluşmakta: Epidermis, derm ve hipoderm. Derm, gerçek bir yorganı andırıyor. İçerdiği lifler sayesinde, cildin temel çatısını oluşturuyor. Demet şeklindeki kolajen lifleri, cildin dayanıklılığını, diriliğini ve yapısal bütünlüğünü sağlıyor.
Daha ince olan elastin lifleri, kolajen lifleriyle birlikte gerçek bir ağ oluşturuyor ve cildin elastikiyetinde önemli bir rol oynuyor. Eğer kolajen ağları düzensizleşir ve elastik lifler koparsa, cildi sıkılaştıran tüm yapı yıkılıyor ve cilt, yaraya benzer çizgili bir hal alıyor, çatlaklar oluşuyor.
ENGELLEMEK MÜMKÜN MÜ?
Çatlaklara engel olabilmek için karın, göğüs ve bacakları esnemeye alıştırmak gerekli. Çeşitli losyon ve yağlar cildin esnemesine yardımcı olabiliyor. Ayrıca bu bölgelere masaj yapılması kan dolaşımını hızlandıracağından çatlaklara karşı koruyucu olabilir. Cildinizi hafifçe kızarıncaya kadar minik uyarıcı çimdiklerle yoğurabilirsiniz.
Buna ek olarak masaj, soğuk-sıcak su ile şok duş, düzenli egzersiz cilt ve kasların oksijenle beslenmesi, hücrelerin güçlenmesi açısından önemli. Güçlü hücreler çatlamazlar. Ayrıca dengeli beslenmek ve bol su içmek de cildin sağlıklı bir yapıya sahip olmasında ve kendini korumasında önemli bir faktör. Peki çizgiler belirdikten sonra ne yapılabilir?
Ciltteki çatlamalara engel olan her türlü önlem, oluşan izlerin de aynı şekilde solmasına yardımcı oluyor. Bu yöntemler hastane, klinik ve güzellik merkezlerinde uygulanabiliyor ve doktor denetiminde yapılmaları gerekiyor.
İzlerin tam anlamıyla kaybolmaları imkânsız.
Özellikle hamilelik döneminde vücudun hızla büyüyen bölgelerini cilt bakım kremleriyle beslemek hem cildi dinlendiyor, hem de çatlakların oluşmasını engellemede yardımcı oluyor. Çatlakların oluştuğu bölgelerde cildi germeye yönelik tedavi ve bakımlar da çizgilerin belirginliğini kaybetmelerinde yardımcı.
Oluştuktan sonra… Ne yazık ki, oluşan çatlakları yok edecek mucize bir reçete yok; kalıcılar. Ancak büyük ölçüde hafifletmek ve sizi hiç rahatsız etmeyecek hale getirmek mümkün.
Dr. Zeynep Bozbura, cildin çatlaksız halini hiç buruşturulmamış dümdüz bir dosya kağıdına benzetiyor. Kağıdın buruşturulup bir top haline getirilmiş şekli ise çatlakların oluştuktan sonraki hali. “Kağıdı ne kadar düzleştirseniz de eskisi gibi hiç kırışıksız olmayacak ama eskisine yakın şekilde düz olabilecektir”diyor. Tabii, bunda çatlakların derecesi de çok önemli. Eğer daha başlangıç seviyesinde, ince çatlaklarsa bunları çok çok hafifletmek mümkün.
Çatlaklara karşı uygulanacak hemen her yöntemin mutlaka uzman doktor eşliğinde yaptırılması gerektiğini de unutmamak gerekiyor.

Zayıflamak çok güzel ama ince bir vücut her zaman güzel bir vücut anlamına gelmiyor. Hamilelikte olduğu gibi ani kilo alıp verme dönemlerinden sonra oluşan çatlak ve sarkmalar zayıflamanın bedeli olarak karşımıza çıkıyor. Neyse ki çeşitli önlemlerle korunmak ya da oluştuktan sonra da bazı yöntemlerle bunlardan kurtulmak mümkün.Ani kilo kaybı ya da hamilelikten sonra karşılaşılan sorunların arasında vücutta oluşan çatlak ve sarkmalar başta geliyor.Çatlaklardan ve sarkmalardan korunmak için ilk yapılması gereken kesinlikle çok kısa zamanda çok fazla miktarda kilo vermemek, önleyici ürünler kullanmak. Peki ya oluştuktan sonra?Neredeyse her 3 kadından birinde görülen cilt çatlakları, sık sık kilo alıp verme dönemleri ve hamilelik sırasında ortaya çıkıyor. Cilt Hastalıkları Uzmanı Dr. Melisa Eczacıbaşı ve Dr. Zeynep Bozbura´ya, estetik açıdan çok can sıkıcı olan çatlaklarla baş etmek için neler yapılabileceğini sorduk. Doktorlar, her kadının hayalinin pürüzsüz bir cilt, estetik bir vücut olduğunu, ancak çeşitli etkenlerle cildin sağlığını kaybedebildiğini ve cilt dokusunun zayıf düşebildiğini belirtiyor.Cilt dokusu zayıf düştüğünde ise ortaya çıkan başlıca sorunlardan biri de cilt çatlakları. Çatlaklar, cildin aşırı gerilmesi sonucu derideki elastik dokunun kırılması ile oluşuyor. Başlangıçta kırmızı ile mor arası bir renkte olan büyüklü, küçüklü bu çizikler zamanla sedefli beyaz bir renge dönüşüyor. En çok, karın, kalça, baldırlar ve göğüslerde görülen çatlakların oluşumuna önemli kilo değişimleri, hamilelik gibi durumlar neden oluyor.Peki, bu çatlaklar neden her hamile kadında ya da her kilo alıp-vermiş kadında görülmüyor? İşte bu konuda pek eşit değiliz. Cilt yapımız çatlakların oluşma olasılığında çok etkili; kimi ciltler diğerlerine göre daha dayanıksız olabiliyor. Örneğin, çok açık renkli ciltler çatlak oluşumuna daha yatkın.Çatlakların oluşum nedeni şöyle açıklanıyor: Cilt, üst üste sıralanmış 3 katmandan oluşmakta: Epidermis, derm ve hipoderm. Derm, gerçek bir yorganı andırıyor. İçerdiği lifler sayesinde, cildin temel çatısını oluşturuyor. Demet şeklindeki kolajen lifleri, cildin dayanıklılığını, diriliğini ve yapısal bütünlüğünü sağlıyor.Daha ince olan elastin lifleri, kolajen lifleriyle birlikte gerçek bir ağ oluşturuyor ve cildin elastikiyetinde önemli bir rol oynuyor. Eğer kolajen ağları düzensizleşir ve elastik lifler koparsa, cildi sıkılaştıran tüm yapı yıkılıyor ve cilt, yaraya benzer çizgili bir hal alıyor, çatlaklar oluşuyor.
ENGELLEMEK MÜMKÜN MÜ?Çatlaklara engel olabilmek için karın, göğüs ve bacakları esnemeye alıştırmak gerekli. Çeşitli losyon ve yağlar cildin esnemesine yardımcı olabiliyor. Ayrıca bu bölgelere masaj yapılması kan dolaşımını hızlandıracağından çatlaklara karşı koruyucu olabilir. Cildinizi hafifçe kızarıncaya kadar minik uyarıcı çimdiklerle yoğurabilirsiniz.Buna ek olarak masaj, soğuk-sıcak su ile şok duş, düzenli egzersiz cilt ve kasların oksijenle beslenmesi, hücrelerin güçlenmesi açısından önemli. Güçlü hücreler çatlamazlar. Ayrıca dengeli beslenmek ve bol su içmek de cildin sağlıklı bir yapıya sahip olmasında ve kendini korumasında önemli bir faktör. Peki çizgiler belirdikten sonra ne yapılabilir?Ciltteki çatlamalara engel olan her türlü önlem, oluşan izlerin de aynı şekilde solmasına yardımcı oluyor. Bu yöntemler hastane, klinik ve güzellik merkezlerinde uygulanabiliyor ve doktor denetiminde yapılmaları gerekiyor.İzlerin tam anlamıyla kaybolmaları imkânsız.Özellikle hamilelik döneminde vücudun hızla büyüyen bölgelerini cilt bakım kremleriyle beslemek hem cildi dinlendiyor, hem de çatlakların oluşmasını engellemede yardımcı oluyor. Çatlakların oluştuğu bölgelerde cildi germeye yönelik tedavi ve bakımlar da çizgilerin belirginliğini kaybetmelerinde yardımcı.Oluştuktan sonra… Ne yazık ki, oluşan çatlakları yok edecek mucize bir reçete yok; kalıcılar. Ancak büyük ölçüde hafifletmek ve sizi hiç rahatsız etmeyecek hale getirmek mümkün.Dr. Zeynep Bozbura, cildin çatlaksız halini hiç buruşturulmamış dümdüz bir dosya kağıdına benzetiyor. Kağıdın buruşturulup bir top haline getirilmiş şekli ise çatlakların oluştuktan sonraki hali. “Kağıdı ne kadar düzleştirseniz de eskisi gibi hiç kırışıksız olmayacak ama eskisine yakın şekilde düz olabilecektir”diyor. Tabii, bunda çatlakların derecesi de çok önemli. Eğer daha başlangıç seviyesinde, ince çatlaklarsa bunları çok çok hafifletmek mümkün.Çatlaklara karşı uygulanacak hemen her yöntemin mutlaka uzman doktor eşliğinde yaptırılması gerektiğini de unutmamak gerekiyor.

Yazıyı faydalı bulduysanız lütfen paylaşın
Twitter Facebook Google+

Bir cevap yazın