Genital Siğil nedir?

HPV’nin DNA’lara yerleşmesiyle ortaya genital siğiller çıkar. Virüsü taşıyan yada lezyonlu olan kişinin parnerine teması ile bulaşır.
Bunlar yüzeyde kabarık, koyu kahverengi, irili ufaklı bazen kanayabilen, çabuk yayılım gösteren karnıbahar görünümündeki ağrısız oluşumlardır. Siğiller genellikle genç erişkin grupta görülür. Ortalama başlangıç yaşı 16-25´tir. Siğiller enfeksiyon alındıktan 1-6 ay sonra gelişir. Ancak virüs çoğalması genellikle 6-9 aydır. HPV adı verilen virüs kültür ortamlarda belirlenemiyor. Moleküler biyoloji tetkikleri ile tespit ediliyor. 70´den fazla tipi bulunuyor. HPV cinse yollu bulaşıyor. Genital kanserlerin oluşumunda etkili olduğu biliniyor. Dünyada seksüel olarak aktif kadınların yüzde 30´unun HPV virüsünü taşıdığı düşünülüyor. Vajinal, anal ilişki veya herhangi bir cinsel temas sırasında hastalıklı kişiyle doğrudan temas yoluyla bulaşıyor. Çoğunlukla semptomsuz seyrettiği için kadın ve erkeklerde gerçek görülme sıklığının bilinmesi güçleşiyor.
Siğiller vücudun her tarafında çıkabilirler. Ama genital bölgede görülen siğiller diğerlerinden farklıdır. Sinsi bir biçimde yayılırlar. Kıl batmalarının siğillerle bir ilgisi yoktur. Genital siğiller tek tek görülebildikleri gibi çok büyük boyutlara da ulaşabiliyorlar. Hastalık genellikle belirti vermiyor. Hastanemize gören hastalar arasında genital siğilleri sıklıkla görüyoruz. Hastalar farklı şikayetlerle geliyorlar. Bazı hastalarımızda tedaviye yanıt vermeyen vajinal yanma, kaşıntı yakınmaları gözlüyoruz. Bazıları ağrılı cinsel ilişkiden yakınıyor. Bazılarında da sık sık tekrarlayan genital siğil şeklinde ortaya çıkıyor. Hastalarımızın öyküsünü dinlediğimizde bir bölümünün de siğili olan bir cinsel partneri olduğunu öğreniyoruz.
Siğiller dış cinsel organlarda, vajinada rahim ağzında, makat ve idrar kanalı çevresinde görülebiliyor. Genital siğillerin teşhisi pap smear testiyle saptanabiliyor. Genital siğile neden olan virüsler içinde bazılarının kansere yol açtığı biliniyor. HPV tip 16, 18, 31, 33, 35 rahim ağzı kanserlerinden sorumludur. Virüs DNA´ya yerleştiği için hiçbir zaman tam anlamıyla vücuttan atılamıyor.
Sinsi seyreden bu hastalığa yakalanan hastalarımızda eğer siğil varsa elektro koterle yakıyoruz. Siğilin her zaman tekrarlama riski var. Yakma dışında “5-Fluorourasil” isimli bir anti kanser ilacıyla, “podofilin” denilen bir başka ilacı siğillerin üzerine sürerek tedaviyi sürdürüyoruz. En az 3 hafta bu tedavi sürüyor. Siğiller tekrarlarsa hastaları düzenli olarak takip ediyoruz. Tedavi sırasında cinsel ilişkide bulunulmaması veya prezarvatif kullanılmasını öneriyoruz.
HP virüsü taşıyan birçok kadında genital siğiller gözlenmiyor. Hasta taşıyıcı oluyor. Erkeklerde de penis üzerinde görülebiliyor. Bu yüzden biz cinsel olarak aktif kadınların yılda bir defa pap smear testi yaptırmalarını öneriyoruz. Güvenilir bir cinsel partnerle birlikte olmak, prezarvatif kullanmak da önlemler arasında yer alıyor.

HPV’nin DNA’lara yerleşmesiyle ortaya genital siğiller çıkar. Virüsü taşıyan yada lezyonlu olan kişinin parnerine teması ile bulaşır. Bunlar yüzeyde kabarık, koyu kahverengi, irili ufaklı bazen kanayabilen, çabuk yayılım gösteren karnıbahar görünümündeki ağrısız oluşumlardır. Siğiller genellikle genç erişkin grupta görülür. Ortalama başlangıç yaşı 16-25´tir. Siğiller enfeksiyon alındıktan 1-6 ay sonra gelişir. Ancak virüs çoğalması genellikle 6-9 aydır. HPV adı verilen virüs kültür ortamlarda belirlenemiyor. Moleküler biyoloji tetkikleri ile tespit ediliyor. 70´den fazla tipi bulunuyor. HPV cinse yollu bulaşıyor. Genital kanserlerin oluşumunda etkili olduğu biliniyor. Dünyada seksüel olarak aktif kadınların yüzde 30´unun HPV virüsünü taşıdığı düşünülüyor. Vajinal, anal ilişki veya herhangi bir cinsel temas sırasında hastalıklı kişiyle doğrudan temas yoluyla bulaşıyor. Çoğunlukla semptomsuz seyrettiği için kadın ve erkeklerde gerçek görülme sıklığının bilinmesi güçleşiyor.Siğiller vücudun her tarafında çıkabilirler. Ama genital bölgede görülen siğiller diğerlerinden farklıdır. Sinsi bir biçimde yayılırlar. Kıl batmalarının siğillerle bir ilgisi yoktur. Genital siğiller tek tek görülebildikleri gibi çok büyük boyutlara da ulaşabiliyorlar. Hastalık genellikle belirti vermiyor. Hastanemize gören hastalar arasında genital siğilleri sıklıkla görüyoruz. Hastalar farklı şikayetlerle geliyorlar. Bazı hastalarımızda tedaviye yanıt vermeyen vajinal yanma, kaşıntı yakınmaları gözlüyoruz. Bazıları ağrılı cinsel ilişkiden yakınıyor. Bazılarında da sık sık tekrarlayan genital siğil şeklinde ortaya çıkıyor. Hastalarımızın öyküsünü dinlediğimizde bir bölümünün de siğili olan bir cinsel partneri olduğunu öğreniyoruz.
Siğiller dış cinsel organlarda, vajinada rahim ağzında, makat ve idrar kanalı çevresinde görülebiliyor. Genital siğillerin teşhisi pap smear testiyle saptanabiliyor. Genital siğile neden olan virüsler içinde bazılarının kansere yol açtığı biliniyor. HPV tip 16, 18, 31, 33, 35 rahim ağzı kanserlerinden sorumludur. Virüs DNA´ya yerleştiği için hiçbir zaman tam anlamıyla vücuttan atılamıyor.Sinsi seyreden bu hastalığa yakalanan hastalarımızda eğer siğil varsa elektro koterle yakıyoruz. Siğilin her zaman tekrarlama riski var. Yakma dışında “5-Fluorourasil” isimli bir anti kanser ilacıyla, “podofilin” denilen bir başka ilacı siğillerin üzerine sürerek tedaviyi sürdürüyoruz. En az 3 hafta bu tedavi sürüyor. Siğiller tekrarlarsa hastaları düzenli olarak takip ediyoruz. Tedavi sırasında cinsel ilişkide bulunulmaması veya prezarvatif kullanılmasını öneriyoruz.HP virüsü taşıyan birçok kadında genital siğiller gözlenmiyor. Hasta taşıyıcı oluyor. Erkeklerde de penis üzerinde görülebiliyor. Bu yüzden biz cinsel olarak aktif kadınların yılda bir defa pap smear testi yaptırmalarını öneriyoruz. Güvenilir bir cinsel partnerle birlikte olmak, prezarvatif kullanmak da önlemler arasında yer alıyor.

Yazıyı faydalı bulduysanız lütfen paylaşın
Twitter Facebook Google+

Bir cevap yazın