Cinsel mitler neden hayatımızın önemli bir parçası?

Uzmanlar, cinsel mitlerin; eşler arasında cinsel sorunların oluşmasında bir etken oluşturmasının yanında oluşan cinsel sorunların artmasına da neden olabildiğine dikkat çekiyor. Ayrıca cinsel mitlerin cinsel kimliklerinin oluşmasında ve yanlış bilgilerle donanmada önemli yer tuttuğu da belirtiliyor.
Zaman içerisinde cinsel ilişkiyi belli biçimlere zorlar ve kısıtlanmış bir cinsel yaşama neden olur, Çiftlerin cinsel ilişkisinin kalitesinin düşmesine neden olur. Cinsel mitlerin, kalıp yargılar cinselliğin yaşanmasını sınırlayan inançlardır.
Eğilimlerimizin, inançlarımızın, düşüncelerimizde yanlış oluşmuş kavramların, etkisi sadece cinsel yaşamımızı sınırlamayla kalmamaktadır. Yanlış bilgi ve inançlarımızın yansımalarını, biraz çevremize dikkatle baktığımızda fark edebiliriz. Bu yanlış inançlarımızın en belirgin örnekleri, özellikle cinsellikle ilgili esprilerde, fıkralarda, günlük basında ve pornografik yayınlarda sergilenmektedir.
Bu durum, aile içinde birbirimize karşı olan davranışlarımızda bile açığa çıkar. Birçoğumuzun cinsel eğitimi yetersizdir veya hiç yoktur. Özellikle aile olarak, çocuklarımıza böyle bir bilgiyi aktarma ve onları bilgilendirme konusunda ya hiçbir girişimde bulunmayız ya da bunu çok kısıtlı bir şekilde gerçekleştiririz.
Cinsellikle ilgili bilgi eksikliği ve cinsel olan herhangi bir şeye olan duyarlılığın kişileri değişik kaynaklardan, özellikle basın-yayın organlarından veya aynı derecede bilgisiz yaşıtlarından gelen mesajlara duyarlı kılacağını, hassaslaştıracağını düşünmeyiz.
Bu özellikle kadın cinsel şemalarında çok daha belirgin bir şekilde ortaya çıkar. Kadın cinsel şemaları, “iyi kız” olma, cinsellikte pasif olma ve eşinin onu uyarmasını ve orgazma götürmesini beklemeyi gerektirir. Kadınlar arasında, ilişkilerinden hoşnut olmalarının cinsel işlevlerde önemli bir etken olduğu görülüyor.
Cinsel performans, cinsel birleşmenin sıklığı, orgazmın olup olmadığı, sevişmekten zevk alma ve doyumla ilgili ölçüler yakınlık duygularından uzak değerlendirilir.
Yapılan araştırmalar, erkeğe oranla kadının cinsel yanıtının sevdiği insanla olan ilişkisinin niteliğine daha çok katkıda bulunduğuna işaret eder. Kadınlar ancak bunu kişiliklerindeki duygusal örüntüyü değerlendirerek, ancak neredeyse el yordamıyla diyebileceğimiz bir şekilde gerçekleştirir.
Kadın, eşini olumsuz değerlendiriyor veya fiziksel olarak ondan korkuyorsa ona cinsel yanıt vermede zorlanacaktır.
Cinsellikle ilgili sorunların ortaya çıkması durumunda, tedavi olarak, ilaçtan ziyade, eşler arasında cinsel uyumu oluşturmayı amaçlayan cinsel terapi öncelikli olarak kullanılmalıdır.
Cinsel terapilerin bizlere bu anlamda yardımcı olabilmesi için, cinsel mitler ve yol açtığı sorunlar konusunda var olan sorunun kimden kaynaklandığının çok iyi bilinmesi, her iki tarafın itici gelmesi muhtemel yönlerinin cinsel terapist yardımıyla saptanması ve bu konuda çiftin kendilerini geliştirmesi çok önemlidir. Diğer bir deyişle hem bilgilendirici hem de destekleyici olarak planlanması gereken bir terapi sürecine gereksinim vardır.

Uzmanlar, cinsel mitlerin; eşler arasında cinsel sorunların oluşmasında bir etken oluşturmasının yanında oluşan cinsel sorunların artmasına da neden olabildiğine dikkat çekiyor. Ayrıca cinsel mitlerin cinsel kimliklerinin oluşmasında ve yanlış bilgilerle donanmada önemli yer tuttuğu da belirtiliyor.Zaman içerisinde cinsel ilişkiyi belli biçimlere zorlar ve kısıtlanmış bir cinsel yaşama neden olur, Çiftlerin cinsel ilişkisinin kalitesinin düşmesine neden olur. Cinsel mitlerin, kalıp yargılar cinselliğin yaşanmasını sınırlayan inançlardır.Eğilimlerimizin, inançlarımızın, düşüncelerimizde yanlış oluşmuş kavramların, etkisi sadece cinsel yaşamımızı sınırlamayla kalmamaktadır. Yanlış bilgi ve inançlarımızın yansımalarını, biraz çevremize dikkatle baktığımızda fark edebiliriz. Bu yanlış inançlarımızın en belirgin örnekleri, özellikle cinsellikle ilgili esprilerde, fıkralarda, günlük basında ve pornografik yayınlarda sergilenmektedir.Bu durum, aile içinde birbirimize karşı olan davranışlarımızda bile açığa çıkar. Birçoğumuzun cinsel eğitimi yetersizdir veya hiç yoktur. Özellikle aile olarak, çocuklarımıza böyle bir bilgiyi aktarma ve onları bilgilendirme konusunda ya hiçbir girişimde bulunmayız ya da bunu çok kısıtlı bir şekilde gerçekleştiririz.Cinsellikle ilgili bilgi eksikliği ve cinsel olan herhangi bir şeye olan duyarlılığın kişileri değişik kaynaklardan, özellikle basın-yayın organlarından veya aynı derecede bilgisiz yaşıtlarından gelen mesajlara duyarlı kılacağını, hassaslaştıracağını düşünmeyiz.Bu özellikle kadın cinsel şemalarında çok daha belirgin bir şekilde ortaya çıkar. Kadın cinsel şemaları, “iyi kız” olma, cinsellikte pasif olma ve eşinin onu uyarmasını ve orgazma götürmesini beklemeyi gerektirir. Kadınlar arasında, ilişkilerinden hoşnut olmalarının cinsel işlevlerde önemli bir etken olduğu görülüyor.
Cinsel performans, cinsel birleşmenin sıklığı, orgazmın olup olmadığı, sevişmekten zevk alma ve doyumla ilgili ölçüler yakınlık duygularından uzak değerlendirilir.Yapılan araştırmalar, erkeğe oranla kadının cinsel yanıtının sevdiği insanla olan ilişkisinin niteliğine daha çok katkıda bulunduğuna işaret eder. Kadınlar ancak bunu kişiliklerindeki duygusal örüntüyü değerlendirerek, ancak neredeyse el yordamıyla diyebileceğimiz bir şekilde gerçekleştirir.Kadın, eşini olumsuz değerlendiriyor veya fiziksel olarak ondan korkuyorsa ona cinsel yanıt vermede zorlanacaktır.Cinsellikle ilgili sorunların ortaya çıkması durumunda, tedavi olarak, ilaçtan ziyade, eşler arasında cinsel uyumu oluşturmayı amaçlayan cinsel terapi öncelikli olarak kullanılmalıdır.Cinsel terapilerin bizlere bu anlamda yardımcı olabilmesi için, cinsel mitler ve yol açtığı sorunlar konusunda var olan sorunun kimden kaynaklandığının çok iyi bilinmesi, her iki tarafın itici gelmesi muhtemel yönlerinin cinsel terapist yardımıyla saptanması ve bu konuda çiftin kendilerini geliştirmesi çok önemlidir. Diğer bir deyişle hem bilgilendirici hem de destekleyici olarak planlanması gereken bir terapi sürecine gereksinim vardır.

Yazıyı faydalı bulduysanız lütfen paylaşın
Twitter Facebook Google+

Bir cevap yazın